Eve girmedim bu gece... Pencerede dizlerimi kırıp oturdum ve dinledim sessizliği... Sert bir hava, yüzüme vuran buz rüzgar, savrulan ağaç ve yapraklar şahit oldu yalnızlığıma...
Hiç bir el dokunmasın! Beni bana bırakın ve içlerinizde sakladığınız vurdum duymaz tavırlanız size kalsın!
Kaşları çattım önce mavi-siyah gökyüzüne.. Israrla kapkara gökyüzünü masmaviye boyamak için çaba gösteriyordum... Geceyle inatlaşıp, hüzünlü bakışlar atıyor, ona yalvarıyordum... Çabalarım boşunaydı biliyor ve anlıyordum... Nerdesin en mavi gökyüzü...?
Donana kadar oturmaya ve inatlaşmaya kararlı gibi görünüyordum bu gece... "Yüreğim donana kadar mavi oluşunu bekleyeceğim" diye haykırdım gökyüzüne...
Kızıyordu bana hissediyordum.. Yüreğini al bas git der gibi bakıyordu sanki.. Siyah bulutlarına kan kırmızı olanları da ekliyordu... En sert bakışlarını attı bana, şimşekleriyle dillerdeydi...
Gece karanlığı ve ıssız sokak bile beni ürkütmedi onun kadar...
Ürktüm.. Korktum.. Gök beni seviyordu.. Arkamı döndüm, baktım ve gülümsedim.. Yüreğim elimde, Eve girdim..
Ne Kaybetmeler Buldum Ben Bir Elim Bile Kayıp Gitti Ötekinden Her şehre Bir Çakıltaşı Fırlattım Aslıda Hiç Olmayan Denizimden
Bir Film Şeridi Gibi Geçiyorum Şimdi Olmayanlarımın İçinden Çok İsteyince Oluyordu Hani! Söyle Nerdesin Hiç Gelmeyen?
Bu şarkılar Hepsi YALAN Seni Benden Neden Alıkoyar Zaman? Kapım Çalmaz Gelen Olmaz Yoksun Diye İştahsız Sabah Olmaz Zaman Ama Bıktım KARANLIKTAN!
Uzun bir süredir, gece benden daha inatçı sanırım... Ben maviyi görmek istedikçe, daha bir siyaha boyanıyor sanki... Oysa, umut hep yanımda... Ya da ben öyle sanıyorum... Kandırıyor muyum kendimi? Çok sıkıldım, çok...
Çoook güzeldi canım... Dokundu her harfi içime...
Maviler hep seninle olsun inşallah... Ve dilerim ki, her günün dilediğin güzellikte geçsin...
Sevgi ve tebessümümle Canım...
*******
Bu sefer ki yorumun da gülücük yok..
Birşey var sende!
ürkmek ve yaşamak arasında ne çok fark var öyle deyilmi dost? bu zamana kadar blogta kendi gerçeklerimi yazdım. ama sonra anladımki benim gerçeklerim yalanmış, yalanmışlar.
bende hayatın gerçeğine yöneldim. buda onlardan biri efendim..
************
İlk ziyaretimdi sizi..
blogun içeriğini ve anlamadığım noktalarını dile getirdiğinize sevindim..
tşk ederimm
"anlıyorum"
Karanlığa ve karanlığın ruhuna yansımasına asla izin verme çünkü aşk ile karanlık yanyana bağdaşmaz. Dışarıda ayazı yiyene dek evinde huzuru düşlemeni tercih ederdim.
Sorunlar kaçarak halledilmiyor, sorunlar üzerine korkmadan gitmek ve azim istiyor. Geceye sığınıp; karanlığı içine nakış nakış işleceğine, geceleri sevginle boyayıp; sevdiğini de kendini de aydınlat anlaştık mı şekerparem :)
Seni kocaman öpüyorum...
Dipnot: Dün yayınladığım şiire yorum yazmıştın ama ben şiir hoşuma gitmeyince kaldırdım dolasıyla da yorum da kalktı, kusuruma bakma canım... deme yani nerde uleynnn benim yorum die :)))
Ablacık şekerparesini çok seviyor bunu da unutma :)
************
Kaçmıyorum ki ben...
Biraz sakinleştim o kadar...
Bak şimdi çok iyi şekerparenn...
Güzel yorumun için tşk ler tatlışşşş:)
ayrıca şu yorum olayıda çok üzmüştü..demek asolan buymuş..:)))
karanlık beni hep heyecanlandırır
acaba karalığın içinde ne var
bu merak beni hep heyecanlandırır
acaba girse o karanlığa ben de görünmez olur muyum
yutar mı beni o karanlık
belki de karanlığa bir aydınlık getiririm
ben yutarım o karanlığı
karanlık sadece ışık olmaması mıdır
yoksa aydınlıkta da karanlığa gömülmüş olabilir miyiz
belki de bunun farkında bile değiliz
bazen insan duvara çarpmış gibi olur ya
içindeki o karanlığı farkeder ya
o zaman o karanlıkta utanmalı kaçmalı mı
yoksa o karanlığı deşmeli ve aydınlığa kavuşturmalı mı
karanlıklar şehri bir yorgan gibi sararken,
benim yalnızlığımı aydınlatır...
Kutup yıldızı yerinden bana bakarken,
ben,
kendimle kalakaldım yalnızlığımın ortasında...
ellerine ve yüreğine sağlık...
karanlığa bakmak ta yarısı su ile dolu bardağa bakmak gibi birşey olmalı,aslında ne gördüğün değil ne görmek istediğin ön plandadır.Bak en azından ewe girerken yüreğin elinde imiş:)))Ya hangi bar yada meyhane köşesinde bıraktığından haberin olmasaydı,bilemeseydin emanet ettiğin adamın onu nereye götürdüğünü...(bardak hep yarım doludur da benim için)
Böylesine güzel yazan ellerin sahipleri karanlıkta olamazlar beni inandıramazsınız...
sevgiyle ve dostlarınla kal...
****************
eve giderken yüreğim elimde olduğu için şükrediyorum bu yorumdan sonra..
yazını okudum ve aklıma şu ufacık karalama geliverdi
------------Nicesi Denizkızı'nın günlerce evden çıkmasını beklemiş buz kesen gecelerde.Bir kez görüp sevdalısı olmak için yarışanların çoğu onun direnişine boyun eğip gitmişler de onun beklediği bir türlü gelmemiş hiç bilmediği yollardan.Peşinde dolaşan seçkin delikanlıların sözlerine inanmayacak kadar kendisiymiş.Onların her sözünü çukurluklardaki su birikintileri kadar sığ bulmuş....--------------
Kendin olman kendin kalman dileğimle....
**************
Hep kendim kaldım ve öyle de olacak..
bugun koku alamadın mı fikom?
paylaştığın kelimeler için tşk edrim canım benim:))
hala güzel kokularla yaşıyorum...
yazıya bakma sen:))
öpüldünn
ne kadar inatlaşsanda karanlık işte gökyüzü karanlık gece.. sabahlar olmuyor işte... can acır yürek kanar.. hep karanlık yüreğinden akan kanlar karışır gökyüzünün karanlığına...
Mavi umuttur, derinliktir, güzelliktir, huzurdur...
Aradıkların bunlar mıydı? Bunlar için mi 1 saat eve girmedin? Karanlığın o korkunç sessizliği yanında ayazını bunlar için mi çektin? Yoksa kalbindeki kasırgalar dışardaki ayazdan kat kat mı fazlaydı?
Umutu aradın mavide; ama siyah gecedeydin...
Belki de derin düşünceleri istedin mavide; ama karanlıktaydın...
Güzellik miydi aradığın mavide? Karanlık zamanı seçişin hata demek...
Huzursa hele aradığın mavide; sabahı beklememk niye?
Aslolan mavinin mavi görüntüsü mü sence? Yoksa siyahın kara görüntüsü mü? Siyah gecede mavi gökyüzünü görmek aslolan... Görmüyorsan eksiktir umut, derinlik, güzellik, huzur...
Oturma karanlıkta... Eline aldığın yüreğine mavilikler ekle ve gir evine...